Çini, killi toprağın şekillendirilip pişirilmesi, ardından sırlanıp renklendirilmesiyle elde edilen geleneksel bir Türk süsleme sanatıdır. Hem duvar kaplama (levha) hem de eşya (vazo, tabak) formunda üretilen bu sanat, özellikle mimari yapılarda köklü bir geçmişe sahiptir
"Çini" kelimesi, köken olarak Farsça "Çin’e ait", "Çin işi" anlamına gelen "çînî" kelimesinden türetilmiştir. Tarihsel süreçte porselen sanatını dünyaya tanıtan Çinliler'e atıfta bulunularak, bu tarz sırlı seramiklere çini denilmiştir. Ayrıca, tarihsel olarak Orta Asya'daki Kaşan şehrinde üretilmesi nedeniyle "Kâşî" (Kaşan işi) olarak da adlandırılmıştır
Özellikle Selçuklu Dönemi sırasında çini sanatı cami, medrese ve saraylarda yoğun biçimde kullanılmıştır. Daha sonra Osmanlı Dönemi ile birlikte çini sanatı zirveye ulaşmış, özellikle İznik ve Kütahya önemli üretim merkezleri haline gelmiştir.
Osmanlı çinileri; mavi, turkuaz, kırmızı ve beyaz renklerin uyumu, bitkisel motifler ve geometrik desenlerle tanınır. Günümüzde de bu gelenek hem sanat hem de turistik üretim olarak devam etmektedir.